12 09 2014

Bu kentin gençleri Nerede ?

Her gün; kendi yazgımızı kendimiz yazıyoruz, kendi talihimizin kumaşını kendimiz dokuyoruz. Gençler hatalarınızdan dolayı, bir gün anneniz babanız sizi affedebilir; fakat bir hakim vardır ki o unutmaz, o mutlaka her şeyi yazar ve günün birinde hesap sorar.                                                                                                                             William James Atilla Öksüz ‘ün ‘Bu kentin gençliği nerede ?’ yazısına istinaden… Bu kentin gençliği madende, kahvede, öğretmeyip ezberleten okulda, gurbette ; gelecek kaygısı , ev geçindirme telaşı , köşe kapma oyunları, kolay para kazanma çabaları peşinde. ABD ‘ nin  60 lardaki tüketen gençleri modası bize 80 darbesi ve özel televizyonlar sayesinde geldi , şuan bahsedilen gençlik ‘televizyon çocuğu’ .Kırsaldaki genç nesil hala ailenin yönlendirmesiyle –ki genelde yanlış yönlendirmelerle güncellenmemiş geleneksel milli şuur ve özgüven yoksunluğuyla önce  askerlik sonra evlilikle sorumluluk altına atılmakta , geçim sıkıntısının ağırlığı itaatkarlaştırdığı için muhafazakarlaşıyor. Okuyan gençler neden okuduğunu bilmeden , sırf statü için... Devamı

06 11 2013

Hisarcık

Antik Yunan ve Roma’da şehir devleti, Ahi teşkilatının ilk uygulandığı şehirlerden ve Şehzadeler kenti Kütahya’ya iki saat uzaklıkta dünyanın ilk borsası Çavdarhisar’a çok yakın olup İstanbul’un Beykoz ilçesinin yüz ölçümü ve Adalar ilçesinin nüfusu kadar; Osmanlı’nın kendi kendine yetebilirlik politikasına göre organize olmuş bir şehir. Ancak ne Osmanlı kaldı ne de kendi kendine yetebilirlik politikası. Sürekli artan nüfusa ek istihdam sağlanarak ilçe de refah yakalanabilir. İlçenin geçim kaynakları Etibor ve Düzenli Madencilik şirketlerinde madencilik, toplam ilçe arazisinin çeyreği (%22) kadar alanda kısıtlı tarım ve ihtiyacı karşılayacak kadar hayvancılık. Etimaden de 436 işçi çalışıyor diğer sanayi kollarında da çalışanları da ekleyip ortalama hesapla 600 kişi sanayide; İki kooperatifle kısıtlı alanda yüksek maaliyetli şeker pancarı tarımı yapılmakta. Bir kooperatifle de taşıma ve nakliye arzı gerçekleştiriliyor. Yine ortalama bir hesapla 5 senede bir 500 kişiye ek istihdam sağlanmak zorunda. Bu verilere göre ilçenin göç vermemesi mümkün değil. İlk yapılması gereken ulaşımın güçlendirilerek üretim ulaşım maaliyetlerinin düşürülmesi hedeflenmesi gerekir. Yönetici adayları şu sorulara cevap verebilmeli: 1-Beş sene sonra ne olacak ? 2-Ek istihdam nasıl sağlanacak ? 3-Sivil toplum kuruluşları halk için neler yapabilir ? 4-Tavşanlı tren yolu Hisarcık’a kadar getirilebilir mi ? 5-Sanayi nasıl getirilir-geliştirilir ?  ... Devamı

06 11 2013

Meslek Yüksek Okulları’nın Eleştirisi

Gelişen sanayi ve biriken sermayenin etkisiyle ihtiyaç duyulan ara eleman talebinin karşılanması için kurulan Meslek yüksek okullarının ülkemizdeki tarihçesi Osmanlının batıyla birebir iletişim ve enformasyon dönemiyde başlar.1911 yılında Kondüktör Fen Mektebi adıyla kurulan ve farklı siyasi iktidarlar dönemlerinde isim değişikliğine uğramış olsalar bile şekil ve yapı olarak aynı kalmıştır.Meslek yüksekokularının kuruluş amacı her nekadar saniyideki ara eleman talebini karşılamak için kurulmuş olsalar bile merkez dekanlıklara bağlı ilçeler bazında kurulan bu fakültelerin diğer bir amacı yerel bazda sinayi,ekonomik ve kültürel gelişimene destek olmak,yerel kalkınmayı katkıda bulunmak,yerel ticari işetmelerden alışveriş yaparak lokal ekonomide sürekli müşteri vasfıyla kendine kendine yetebilir ekonominin stabil olmasını sağlamak gibi ana maddelerle açıklayabiliriz. Bir meslek yüksek okulu öğrencisi olarak Hisarcık Meslek Yüksek Okulu’nu yukarıda belirtilenler doğrultusunda karşılaştıracak olursak birçok eksikliğin oturmuş bir kültür gibi her dönemde devam ettiğini görmek içler acısı.Hal böyleyken çözüm için yetenekleri kısıtlayan engelleri kaldırmak gerektiğini düşünüyorum.Öncesinde sorunların ne olduğunu bilmek gerekir.Bu bağlamda yanlışlıkları şöyle sıralamak gerekir, 1-Bu okulların sanayinin ara eleman talibini karşılamak için kurulduğunu söylemiştik ama Hisarcıkta sanayi gelişmiş değil. 2-Var olan bölümler ilçe için gereksiz.Örneğin merkeze üç saat uzakta olan ve denize kıyısı olmayan ilçede lojistik bölümünün olması 3-Bor madenlerine yakın ama madencilikle ilgili bölümler yok 4-Yerel örgütlenmedeki eksiklik 5-Merkez okulla iletişim eksikliği ... Devamı

06 11 2013

Öğrenci Gözüyle Hisarcık

Uzun ve sterestli üniversite sınavı sonrasında akranlarımızla yaptığımız yarış ipini Hisarcık’ta göğüslediğimizi öğrendiğimizde internetten yada şanslıysak burayı bilen birinden yer hakkında bilgi almak ve kalacak yer ayarlamak için telefon trafiği başlar; senelerce üzerimizdeki strest bu kez Hisarcık için devam eder.Buraya kazanan biri çarpım tablosunda hala kendisi için aydınlatmamış yerler olduğunu bildiğinden başarısının vasat yerlere yetebileceği önyargısıyla kötünün iyisi olması için dua eder.Telefonlar,araştırmalar ve bilen birine danışmalardan sonra kayıt için Hisarcık bileti alınır.İstanbul,Ankara,Eskişehir gibi şehirlerden olmayanlar Kütahya otogarında sabah 5’deki ilk otobüs için en 3-4 saat beklemek zorundadır böylece Lojistik bölümü okuyanların ilk sınavı burada başlamış olur.Otobüs gelip yolculuk başladığında hiç kimse camdan gözünü alamaz çünkü karşıda görünen yoldan gitmek için tepeyi dolaşmak zorunda kalması herkesi hayal kırıklığına uğratır,sırayla önce Tavşanlı sonra diğer duraklarda muavine ‘’Geldik mi ? Burası mı ?’’diye sormalar diğer merak edenlerinde merakını gidermiş olur.Hisarcık’a gelip Camiinin önünde inildiğinde önce banka oturup hala yanlış yere gelebileceği şüphesiyle dakikalarca çevre gözlemlenir.Saat 10 ‘a geldiğinde okul bulunur ve bilinçsizce tamamen doğal refleksle kayıt yapılır.Yurtlar gezilip bütçeye göre yurt kaydı yapıldıktan sonra YGS sınavlarına umut bağlanır.Çünkü tanımayan biri için Hisarcık hala hayal kırıklığıdır. Okul başlayıp bir hafta geçtikten sonra Hisarcık kendisini huzur veren sessizliğiyle sevdirmeye başlar.Layla’nın ayranı,Cafe 43 de okey oyunları,Onur Cafe’nin eğlenceleri alı... Devamı

06 11 2013

Sofular' a Yolculuk

Kalabalık huzursuz büyük şehirlerden köyümüze geldiğimizi Ankara asfaltından sola girdimizde anlarız.Bozuk yollar hoşgeldin deyip döverek sever gibi silkeler.Pakpen reklamından sonra çukurlar azalır ve ta sapçaya kadar çukurlardan kaçışlar başlar.Sapçaya gelinir ve yolun her iki yakasındaki kahvelerde oturanlara kornayla selam verilir.Dikiz aynasından arkanıza baktığınızda ''acaba bu kimiy uşa'' dediklerini bakışlardan anlarsınız.Sapça okulunu dönüp Sofular 2 km yazan tabela umutlandırır ve işte geldik dersiniz.Mantar Gulay eski evinin önündeki dar yoldan geçerken karşıdan araba gelmemesi için dua edersiniz.İlk virajdan sonra Boncuğun evinin önünden geçerken de selam verilir ki orda muhakkak birileri vardır.ikinci viraj sonrasında Gorcu evin önündeyse selam verilip karşılığı elindeki dayak kaldırmasıyla alınır.Zabidin evinin önünden geçerken çalan radyo kapatılır ki atalar hep ordadır saygıdır.Bazıları duaya başlar ve bittiğinde ah benim gocabacum,gocanacum yada anacum buvacum deyip mezarlığını görmeye çalışır.Çelebinin evinin önünden geçerken dikkatli olun Boğazın çocukları bisikletle hemen önünüze çıkabilir.Ak taşların girişindeki çeşmede yolunuz kapatmışsa hayvanların su içişini izlersiniz.Ve Türbüyan orası köy meydanıdır.Az ilerde Gocaveli garsı nıy elinde küçük su bidonuyla çeşmeye giderken görürsünüz.Belki Sinanın birisine kızarak sövdüğünü yada Aydın ın mavi bidonla gidişini de görebilirsiniz.Gavaslarıy Hanım evin önündeyse ''Lan hoşgeldin'' diye bağartınısını duyarsınız.Deli Bayramların evinin önünden geçerken köpek mecaraların aklına gelir.O sırada topçuyu çeşmede... Devamı

06 11 2013

Sofular Lehçesi ve Tarihçesi

Batı Karadeniz Bölgesi'indeki köyümüzün dil lehçesinin özellikleri ve tarihçesi için çok fazla araştırma ve kaynak olmamakla birlikte bölge hakkında tek akedemik araştırma sayılabilecek olan Türkolog Prof.Zeynep Korkmaz'ın Bartın ve Yöresi Ağızlarındaki Lehçe Tabakalaşması adlı eserinden yararlanalabilir.Buna göre; Sofular lehçesi Anadolu lehçeleri grubundan sayılabilecek dil özelliklerinin yanında bu özelliklerinin dışına çıkıldığı kelimeler barındırır.Bunun sebebi üç ayrı tabakanın kendine özgü dil özelliklerini koruyup birleştirmesiyle Zonguldak lehçesi meydana gelmiştir.Zonguldak lehçesinin oluşmasını tarihi açıdan inceleyecek olursak,Selçuklu döneminde Orta Asya'dan gelen Türk boylarından Kıpçaklar,Oğuz Türkleri ve Afgan Türkleri'nin Bartın kalesi ve civarına ikame ettirilmesi sonucu boyların zamana yayılan etkileşimleriyle kendine has lehçesi meydana gelmiştir.Göç. savaş ve nüfusun çoğalması neticesinde Bartın yöresinden göç eden aileler tüm Batı Karadeniz boyunca yayılmış olup atalarımız önce Çaycuma'daki Filyos Kalesi yakınlarına göç etmişlerdir.Öyle ki Filyos Çayı'nın kıyısında Demirciköy ve Veliköy adında boş araziler bulunur.Köyün yaşlılarının köy kurucularının Demircioğlu ve Velioğlu olduğu söylemesi bu iddayı güçlendirir.Demircioğularından en yaşlıların dedelerin demirci olduğunu duyduğunu ve Oğuzların Demirci Dede efsanesiyle parelellik gösteren hikayeler antılması Demircioğullarının Oğuz Türk'ü olduğunu gösterir.Velioğulları'nın şuan Sönmez soyadını taşıyan ailenin ise kısa boylu,renkli gözlü ve orta boy burunlu olmaları gibi özellikler Kıpçak T&... Devamı